Osmanlıca, din eğitimi filan

Eğitimin kalitesini yansıtabilecek sağlam bir veri var mı bakayım? Eğitim bin bir renkli
yamalı bohçaya döndü, ne koyarsak koyalım mantığı yanlış.Osmanlıca gelsin, din dersleri anasınıfından başlasın demek, İslami ve kültürel işleri okula hapsetmek demek. Okullarımız bu yükü kaldırmaz. Özellikle devlet okulları etrafında bu gibi işlerin çözümlenmek istenmesi toplumsal gerilimi kaşımak, karmaşayı arttırmak anlamına gelecek. Bakın seçmeli dersler meselesi nerelere geldi. Şimdi de azaltalım kaldıralım deniyor. Doğuda zaman daha ileri olduğu için gece çıkıyoruz. 
Bir öğretmen olarak eğitimin, ideoloji ve din ekseninde tartışılmasını çok sığ buluyorum. Gerçek sorunlar ne zaman tartışılacak? Hiçbir şeyi sakince, ortalığı ayağa kaldırmadan tartışamıyoruz. Tabi bunu buraya getirenler en büyük suçlu. Herkes kendi söylediği şeye bilimsel bir kılıf uydurabilir. Artık bu önemli değil. Eğitimde kimsenin umurunda değil gerçekte.

Osmanlıca öğrenince birden herkesi okuma aşkı mı kaplayacak nedir yani? Okuma yazma oranı önemli değil, önemli olan sürekli okuyan oranı. Zaten Osmanlı'da okuma-yazma oranı diye gösterilenler de aslında o andaki öğrenci oranı. Okuma-yazma oranlarıyla, sürekli kitap okuyan-mesela ayda üç ya da dört kitap- okuyan oranı önemli. Bu açıdan bakınca Osmanlıca nasıl bir etkide bulunacak bu orana. Böyle koy sepete gitsin mantığıyla eğitim anca kırk yamalı bohça görünümüne sokuluyor. Bu artık çok sıkıcı. Yeter artık çekin ellerinizi okullardan, okullarda insanlar var, robotlar değil.

Tarihteki kötü şeyler çoğu kez onları yaşayanlar için kötüdür. Bizler ancak şimdi ders çıkarırız. Ve tarihi geri getiremezsin. Bir dille yeni bir süreç başaltıldı ve bu başarıldı da ama bir dille eskiye dönemezsin artık. Amaç bu olmasa da eski kültürel, toplumsal yaşamı canlandırmak olacak iş değil.

Hiç yorum yok: